#ef7e12

Elementer Çevik Atölyelerden Bugünlere

Abdullah Akkurt // Elementer Hasar ve UW Direktörü

Hala fiziksel olarak bir araya gelebiliyorken, SAM* toplantılarından birinde ilk defa 4 branşın tribe ekipleri ve digital tribe, çalışmalarını, sergiledikleri performansı, yaklaşık 1 yıllık süreçteki deneyimlerini farklı farklı stantlarda anlattılar. 

O gün bu sunumları dinledikten sonra ilgili yöneticilerle konuşarak çevik dönüşüm için gönüllü olduğumuzu, bu konuda öncü olmak istediğimizi söyledim.

Neden mi gönüllü oldum? 

Çünkü orada dinlediğim yapılar doğrudan hayatımızda eksik kaldığını hissettiğimiz kritik boşlukları adresliyordu. 

Büyük dönüşümlerde genellikle belirli bir şablon vardır. Önce teknolojik bir atılım ortaya çıkar, bir anda verimlilikte ciddi artış sağlayan bir teknolojik dönüşüm devreye girer. Sermaye hızla bu faydanın peşinde koşar çünkü bu fayda varlığı büyütür. Sosyal düzenin sınırları zorlanana kadar da teknolojik faydaya odaklanmaya devam edilir.

Sonrasında bu teknoloji adımını bir sosyal dönüşüm izler. Bu aşama bütünsel dönüşüm yolculuğunu tamamlamamız anlamına gelir. 2000’lerin sonunda başlayan dijital dönüşüm yolculuğumuz da benzer bir hikâyeyi tetikledi.

İşlerimiz, renkli dosyaların elden ele dolaştığı düzenden çıkıp, tümü akıllandırılmış bilgisayar ekranlarındaki iş listeleri üzerinden yürümeye başladı. Etkileşimi yüksek bir ortamdan, ekranla birebir iletişim içinde olduğumuz daha izole bir ortama doğru evrildik. 

Bu da işlerin iyi ya da kötü gitmesi, yoğun ya da – nadiren de olsa – rahat olması gibi durumlara dair algılarımızı, birlikte çalışırken yaptığımız kolektif gözlemler yerine bireysel listelerin durumundan yapılan eksik çıkarımlara indirgedi. Kendim yapabildiğim ölçüde genelin de iyi olduğu, yapamadığımda genelin de kötü olduğuna yönelik bir algı oluştu. 

İnsan beyni boşluk sevmez. Haliyle oluşan boşlukları birtakım söylemler doldurmaya başladı. Başarıyı ya da başarısızlığı ilişkiler, söylemler ve tevatürler üzerinden konuşur olduk. Büyük resimden uzaklaştık. Bir taraftan takım olgusunu ön plana çıkarmaya çalışırken, aslında teknoloji bizi bireyselliğin ön planda olduğu bambaşka bir yöne doğru sürükledi. Bireyselliğin öne çıktığı bir dünyaya evrildik.

2019’da SAM toplantılarında dinlediğim çevik prensipler, kaliteli ve frekansı yüksek bir iletişimi benimsemesi, ekibin işleyişini, ekibin ve arkadaşların güncelini somut bilgiye dayanan bir diyalogla şeffaflaştırması, bizi yeniden birlikte ve birbirimize karşı sorumlu ve hesap verebilir kılması ile eksikliğini hissettiğimiz sosyal adımı atmaya çalışıyor. 

Bu yönleriyle, bizim bir ekip olarak ortak amaçlara, güncelimize ve ajandamıza hakim olabildiğimiz, aynı gemide birlikte yaptığımız yolculuktaki gri alanları ortadan kaldıracak bir dönüşümü destekleyeceğini düşünüyorum.

O gün Allianz Türkiye’de operasyonel iş yapan ekipler arasında ilk olacağımızı biliyordum ama açıkçası Allianz Globalde ve Türkiye’de de ilk olacağımızı bilmiyordum. Yine de, kolektif yeteneklerimizle, geliştirdiğimiz iletişim kalitesi ve birliktelikle bu dönüşümün öncüsü olan ekibin Elementer ekip olabileceğine yürekten inandım, inanıyorum. 

Diğer taraftan öncü olarak yapacağımız yolculukta hem yaklaşımı en doğru olduğuna inandığımız şekilde geliştirebileceğiz hem de bu yolculuğu yapacak birçokları için referans teşkil edeceğiz. Bu gerçekten müthiş bir gurur hepimiz için. 

Bu sorumluluğun bilinciyle ve yoğun bir emekle, olabildiğince hazır hale gelmeye çalıştık. Bugüne kadarki çevik dönüşüm deneyimlerimiz, teoriyi sektör ve Allianz pratikleriyle harmanlamış dönüşüm ofisindeki yetkin arkadaşlarımızın yoğun çabalarıyla çok da iyi bir noktaya geldik. 

Yine de öncülerin yolculuğunun keşifsel bir yolculuk olduğunu, tüm sorulara ve tüm doğru cevaplara sahip olamayacağımızı biliyoruz. Bize düşen sorumluluğun dönüşüm yolculuğunu bu şartlarda merakla, sorgulayarak, hatalardan öğrenerek ve kararlılıkla tamamlamak olduğunu ve bizden sonra gelecekler için belirsizliği en aza indirmemiz gerektiğini biliyoruz.

O nedenle, bu yolculukta size anlatılan çerçeve içerisinde eksik ya da fazla olduğunu düşündüğünüz her şey için açıklıkla el kaldırmanız, çözüm önerisi sunmanız ya da soruları ortaya koyarak bize destek olmanız konusunda hepinize açık bir davet yapıyorum. 

Biliyorsunuz, 1 Nisan 2021 itibarıyla organizasyonumuzu da bu yapıya uygun hale getirerek dönüşüme başladık. Eylül 2021 itibari ile de bütün elementer halkasının dönüşüme katılımını sağlamayı hedefliyoruz. Şu ana kadar arkadaşlarımızdan aldığımız geri bildirimler tam da hayal ettiğimiz doğrultuda ve beklentilerimizle örtüşür şekilde. Bu da birlikte doğru yönde adımlar attığımızı gösteriyor.

Bu heyecanlı atılımın, dönüşüm yolculuğumuzun eksiklerini tamamlaması ve bizi kolektif hayalimiz olan ideale hızla yaklaştırması temennilerimle...

*SAM (Strategic Alignment Meeting): Stratejik Hizalanma Toplantısı 

Please click for English

 

Comments

Resimli CAPTCHA
Resimde görünen karakterleri girin.