#ef7e12

Çocuktan Öğren Mottoyu: Küçük Şeylerle de Mutlu Oluruz

Feral Sunar // Allianz Türkiye - Çevik Koç

Çevik Koç olarak çevik dönüşüm yolculuğuna birlikte çıktığım takımlarda yolculuğun başlarında aynı soruyu çok kez duymuşumdur: “Çevik çalışmak bize farklı ne katacak ki? Ne değişecek hayatımızda?“

 

Takımlar dönüşümde genellikle hızlı sonuçlar elde etmek ister. Daha ilk gün, sihirli bir değnek değecek sanılır. Büyük anlamlar yüklenir, beklenir. Gerçekteyse çevik çalışmaya başlamış takımlardaki ilk dönüşüm bazen de gözle görülemeyecek kadar küçük başarı hikâyeleridir.

10’uncu sprintini koşan bir takımda mesela bir gün bir bakarsınız ve şunları görürsünüz:

Takımdan biri daha önce hiç çalışmadığı bir alanda ‘sprint backlog’dan* yeni bir iş çekmek ister. Herkes heyecanlanır. Biraz çaba gösterdiklerinde rahatça çapraz iş alabilecekleri bir çalışma ortamına geçildiğini daha çok hissederler.

Başka biri sürekli bir üst yöneticisiyle hazırladığı ve onun onayına gönderdiği bir raporu bu kez rapora ihtiyaç duyan asıl kişi, iki üst yöneticisiyle birlikte çalışarak tamamlar. Hiyerarşik alışkanlıklar yavaş yavaş kaybolmaktadır.

Bir gün bir daily’de aynı talebin iki farklı takım üyesine geldiği ve aynı iş için iki takım üyesinin de birbirinden habersiz çalıştığını fark ederler. Takım “daily”yi, hizalanmak için daha fazlasına ihtiyaç duymadığı için, 15 dakikada bitirmeye başlar. Başlangıçta mekanik buldukları daily artık en verimli ritüelleri olmuştur.

Ara dönem performans değerlendirme döneminde, takımdan iki kişi, iki arkadaşları hakkında geri bildirim vermek için Çevik Koçlarından randevu ister. Yeni performans değerlendirme süreci herkesi sürecin aktif bir parçası yapmaya başlamıştır.

Takımdan biri katılamayacağı “review” ve “retrospektif” ritüelleri için önceden hazırladığı kısa notları tüm takımla paylaşır. Takım herkes oradaymışcasına “sprint review”unu tamamlar ve sprinti kapatır.

Takımlarda bu tip küçük hikâyeler çok sayıda yaşansa da dönüşümün başladığının müjdecisi olan bu detaylar pek kimseyi memnun etmez, çoğu zaman da gözden kaçar.

İşin anahtarı ‘Küçük şeylerden mutlu olmak’ta

Konuyla alakalı olarak, yıllar önce okuduğum Şermin Yaşar’ın** kaleme aldığı “Oyuncu Anne” adlı kitaba değineceğim. Çocuğuyla nitelikli zaman geçirmek isteyen anneler için yazılmış rehber kitapta her gün için ayrı, çocuğunuzla birlikte oynayabileceğiniz, hepsi de kolay oyun fikirleri paylaşılıyor. Üç çocuklu çalışan bir anne olan yazar kitabın sonunda bütün bu oyunlar sayesinde, çocuklardan öğrendiği güzel özellikleri de sıralamıştı. En hoşuma gideni ‘çocukların büyük şeyleri beklemeden küçük şeylerden mutlu olmaları’ydı.

Bizler de aynı çocuklar gibi yukarıdaki küçük örneklerden memnun olmayı seçebiliriz. Bu küçük başarıları görüp, tanıyıp, diğer takımlarla da paylaşıp büyütebiliriz. Bunları duymak takımların başarmaya inancını ve motivasyonunu yükseltirken, beklenen büyük başarı hikâyesine de adım adım yaklaşmalarını sağlayacaktır.

Ufak bir not: Bu konu hakkında merak ettiklerini sormak için buraya tıklayarak bize ulaşabilirsin.

*: Sprint Backlog: Sprint bazında yapılacak işlerin tamamıdır. Product Backlog'dan beslenir ve her sprint güncellenir.

**: Yazar Şermin Yaşar, 2017'den önce kitaplarında "Şermin Çarkacı" ismini kullanıyordu. 

Comments

Resimli CAPTCHA
Resimde görünen karakterleri girin.