#ef7e12

Çevik Olduk Mu Biz Şimdi?

Caner Ohri // Allianz Türkiye - Çevik Takım Üyesi

Başlarda böyle düşünmek çok normal zira çevik çalışma modeli pek çok şeyi kökünden değiştiriyor. Endişelenmeye ise gerek yok çünkü bu çalışma modeline adapte olmak bir o kadar kolay.

Çevik çalışma modelinin getirdiği dönüşüm rüzgârı, Allianz’da sırasıyla tüm ekipleri sarıyor. Bu hızlı dönüşüm, değişimi yaşayan çalışanlarda doğal olarak bazı kaygıları da beraberinde getirebiliyor. 

Çevik çalışma modeline geçişle birlikte takımların günlük çalışma hayatlarını değiştiren yeniliklerden ilki, “Daily.” Bir çalışanın günlük çalışma düzenini bir hayli değiştiren bu kısa toplanma ritüeli, her gün tüm takım üyelerinin birbirini dinlediği, hizalandıkları, dünden bugüne yaptıklarını ve yapamadıklarını, problemli noktaları şeffafca ifade edebildiği bir ortam. Peki bu buluşma, takımlarda nasıl hisler uyandırıyor? Kendi deneyimlerimden biraz açayım.

Daily boyunca, “Dün ne yaptım, nasıl zorluklarla karşılaştım”, “Bugün ne yapacağım” sorusunu cevaplamaya çalışan takım üyelerinin aklından şunlar geçebilir:

“Ya dünüm ve bugünüm aynıysa?”

“Ya yapmak istediklerim ile yaptıklarım bir türlü aynı olmuyorsa?”

“Ya her gün aynı işi yapıyorsam?”

Ve ardından şu soru belirir bazılarında: “Çevik oldum mu ben şimdi?”

Çevik çalışma modeli, HEY! bugünden yarına geçiş yaptığınız bir çalışma şekli değil. Değişmesi beklenen bazı eski alışkanlıklardan kopmak, hiyerarşiden arınmaya çalışmak ile hiyerarşiden vazgeçememek arasında yaşadığınız gel-gitler, kendi kendine organize olma becerisine ulaşmak bir yana; en başında isimlerini söylemekte bile zorlandığınız ritüelleri uygulamaya çalışmak takım üyelerinin kafasını kurcalayabiliyor. Bir de bir sürü önyargı var. Ki, burayı takip edenler, önyargılarla ilgili başka bir yazıyı hatırlayacaktır: https://www.heyallianz.com.tr/ceviklikle-ilgili-onyargilar 

Zaman geçtikçe, deneyimledikçe, pek çok şey anlamlı bir düzleme oturuyor.

Her zaman yaptığım işte ne kadar hızlıyım ya da verimliyim?

“Araya girerek konsantrasyonu bozan, odaklanmayı engelleyen işleri planlayıp zamanımı daha etkin yönetebiliyor; işlerimi önceliklendirebiliyor muyum?”

“Takım arkadaşlarımdan yeni işler öğrenip uygulamaya hevesli miyim?”

Bunun gibi pek çok soruyu kendime sorup cevaplarını düşündüğümde HEY!’in aslında çalışma hayatımda farklı bir perspektif açtığını fark ettim. Daha fazla inisiyatif aldığım, takım arkadaşlarıma karşı empatimin arttığı, zamanımı verimli kullanmamı destekleyen ve kişisel gelişimime de önem veren bir çalışma şeklinin tam ortasında olduğumu hissettikçe ilk başlarda yaşadığım karmaşık duygular da yavaş yavaş dağıldı.

Çevikleşiyorken biraz da kaygılanıyorsunuz biliyorum ama emin olun, çevik çalışma modeline çok yeni geçmiş, 18’inci sprintini koşan bir takım üyesi olarak çeviklikle geçen her günümün bir gün önceden daha iyi olduğuna ve olacağına inanıyorum.

Ufak bir not: Bu konu hakkında merak ettiklerini sormak için buraya tıklayarak bize ulaşabilirsin.

Comments

Resimli CAPTCHA
Resimde görünen karakterleri girin.